Ekim 2016
Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.
 Sanırım rüzgar 1 yaşına kadar gece en az 2 kere şişe maması için uyanıyordu (8 ay emdi). Bu beni ve onu çok yoruyordu, çünkü uykumuzu alamıyorduk.
O yüzden buna bir çözüm bulmam gerekiyordu. Benden önce doğum yapmış bir arkadaşımı aradım ve fikir aldım. Bana sorduğu ilk soru , deniz gerçekten aç olduğu için mi uyanıyor, yoksa bunu alışkanlık haline mi getirdi ? Bilmiyorum dedim ve gözlemlemeye başladım, ne kadar yemek yiyor ve acaba gerçekten bu çocuk doymuyor mu ?
Yok  açlıktan değil bizimkisi alışkanlık olmuştu ve bırakmalıydık bu alışkanlığı diye bir karar aldım.
Gece tok tutsun diye yatmaya yakın yemek yedirip, üstüne de şişe mamasını vermeye başladım. Yani yemek düzenini değiştirdim. Ve sonuç almaya başlamıştım , oley rüzgar artık bir kere uyanıyordu.
Ama hala uyanıyordu neticede, e bu sefer ne olacak peki ? Ne mi oldu ?
Mamasız uykuya nasıl dalacağını bilmiyordu henüz, alışmıştı artık çünkü mamaya. Her uyandığında kucağıma aldım , ninni söyledim. Asla ışığı yakmadım ya bide buna alışırsa korkusuyla. Bir sonraki aşamada yanına yatıp sarıldım ona. Buradayım korkma sakın diye konuştum onunla. Sanırım 1 veya 2 hafta sonra gece uyanmaları son buldu. Size belki yardımcı olur diye başka bir siteden alıntı yaptım. Belki faydası olur biliyorum çünkü anneler hep araştırır. 

Mutlu gece uykusu mutlu anne bebek demek....




 Gece sık uyanan bebeğe aşağıdaki yaklaşım tarzı faydalı olacaktır?

1. Bebeğin gece anneye yakın hatta aynı odada yatması iyi olur. Bu kendini güvende hissetmesi açısından önemlidir. Kendini güvende hisseden bebek daha iyi uyuyacaktır.
2. Alışık olduğu yorgana sararak yatırma. Bebekler düzenden hoşlanırlar.
3. Yatırırken okşayarak konuşma
4. Işığı söndürmeden önce bebeğin yanında biraz kalıp ninni söylemek gibi yöntemler bebeğin uykuya dalmasını kolaylaştırabilir ve daha rahat uyumasına yardımcı olabilir.
Gece boyunca bebekler sık sık gözlerini açarlar, el ve kollarını hareket ettirirler. Ağlamıyorsa bebeğe uyurken sıkça dokunmaktan kaçınılmalıdır. Bebeğin gece kendi kendine uyumasını öğrenmesi oldukça önemlidir. Onun için bebek uyanırsa hemen müdahalede bulunmadan kendi kendine uyumasını beklemek gerekir.
Bebek huzursuzlanıyorsa ve ağlıyorsa bir süre beklenmelidir. Bu süre 15 dk yı geçmemelidir. Çünkü bu durumda bebekte bir güven problemi oluşabilir. 15 dk. sonra bebeğin yanına gidip, sakinleştirilmeli ve tekrar yalnız bırakarak uyumasını beklemelidir.
Eğer bebek huzursuzlanmıyor ve ağlamıyorsa bir sorun yoktur. Herhangi bir müdahalede bulunmadan uyumasını sağlamak gerekir. Bu yöntem bebeğin kendi kendine uykuya geçmesini öğrenmesine de yardımcı olacaktır.
Ayrıca huzursuzlansa ve ağlasa bile yataktan kalmadan bebeğe seslenmek ve sesini duyurmak bebeğin sakinleşmesine yardımcı olabilir. Bebek her uyandığı zaman, her huzursuzlandığı zaman ve ağladığı zaman yanına gitmek ebeveynler için oldukça yıpratıcı olabilir. Bundan dolayı bebeğin kendi kendine uykuya geçmeyi öğrenmesi oldukça önemlidir.
Bebek geceleri geç saatte uyuyor ve bunu bir saat öne almak istiyorsanız, her gece 5 dakika önce yatırarak istenen zamana ulaşabilirsiniz.
Bebeklerin gece sık sık uyanmalarını azaltmak için onlarda sağlıklı bir uyku düzeni geliştirmenin de önemi vardır.
Peki sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak için ne yapılabilir.
1. Bebeğin yatma zamanlarını ve şekerleme yapma zamanlarını iyi oluşturmak gerekir. Bu bebeğin düzenli bir şekilde uyumasına ve gece daha az uyanmasına yardımcı olur. Uykusunu düzensiz alan bebekler gece daha sık uyanabilirler.
2. Uyku rutinleri belirlemek bebeğin daha sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmasına oldukça yardımcı olacaktır.
3. Bebeğin sabah belli bir saatte uyanması konusunda bir alışkanlık geliştirilmelidir.
4. Bebek kendi kendine uykuya geçmesi konusunda cesaretlendirilmeli ve alıştırılmalıdır. Bu gece sık uyanan bebeklerin ebeveynlerini uğraştırmalarının önüne geçebilir. Böylelikle özellikle anneler, bebekler her uyandıklarında müdahalede bulunmadan rahat bir uyku uyuyabilirler.

BU YAZI : www.AnnelikBilinci.com dan alıntıdır. 
Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.

Rüzgar’ın kıyafetleri nereden diye merak edenler çok oluyor. Aslında hepsini tek tek etiketliyorum ama buradan toplu cevap olsun istedim. Ben biraz sanırım takıntılıyım bu konu hakkında, bunun sebebi ise geçmiş iş hayatım. Ben 7 sene H&M’ de VM ( görsel düzenleme) ve styling eğitmen olarak çalıştım. Sanırım bu bende kaldı ve rüzgara kıyafet seçerken biraz titiz davranıyorum. Ama fark edenler olmuştur daha çok özgün giydirmeyi seviyorum. Bohem ve sokak tarzı favorim oluyor bu yüzden. Düğün dernek olmadığı süre rahat takılıyorum.
Erkek reyonunda kısıtlı bırakmıyorum kendimi elbette kız reyonundan aldıklarım çok oluyor buda bir ayrıntı.
Gelelim kıyafetleri nereden sorusuna , aşağı sıralıyorum en sık alışveriş yaptığım mağazalarını :

1.       H&M
2.       Soobe
3.       Zara
4.       LCW



Tabi sadece mağazadan alışveriş yapmıyorum, instagram artık olmazsa olmazım.

1.       Doroandme : rüzgarın şalvar ve tulumları canım esranın ellerinden
2.       Hoopsykidss : daha şık kıyafetleri buradan
3.       Monkeeyy_ : bandanalar benden



İşte bu kadar arkadaşlar :)  Genel alışverişim buralardan işte, ve ne nereden merak edince instagram’da fotoğraf üstüne tık tık.

Sevgiler…
Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.
Hoş geldin :)

 Rüzgar nasıl bu kadar düzenli uyuyor diye çok soru aldım şimdiye kadar. Aslında çok ekstrem şeyler yapmadım sadece disiplinli davrandım bu konuda. Eve geldiğimiz gün bir kural koydum, kim olursa olsun Rüzgar uyuyorsa sevilmeyecek, kucağa alınmayacak. Düşünsene uyuyorsun ve birisi durmadan seni rahatsız ediyor? Hoş değil di mi? E o zaman o da bir birey olduğuna göre onunda hoşuna gitmeyecek. Zaten ilk üç ay bir uyku düzeni beklemeyin, o daha çok küçük ve bu hayata alışmaya çalışıyor ve annesine çok muhtaç olacak. Muhtemelen hep kucağında olacak :) Tadını çıkar inan bu günler çok çabuk geçiyor. Bu ilk üç ay gectikten sonra başladım aslında düzeni kurmaya. Her akşam nerede olursam olayım saat 19:00 oldu mu eve gelirdim. Rüzgarı yıkardım her akşam, bebek yağı ile masaj yapıp, karnını doyurduktan sonra ise saat 20:00'da yatırırdım. Gündüz zaten uyku saatini kendi belirliyordu ama en az iki kere uyuyordu. Bu şimdiye kadar okuduğun düzen yaklaşık 16 aylık olana kadar böyle devam etti. Daha sonra gündüz uykusu bire düştüğü için ona da bir düzen kurdum. Şimdi nasıl yatırıyorum onu anlatayım size biraz.
Sabah 7 olduğu zaman rüzgar ayakta ve bizim için gün başlıyor. Öğlen uykusunu 11'de yapıyor, yatağına götürüyorum ve ona dinlenmesi gerektiğini anlatıyorum konuşurken zaten uykuya dalıyor.
1-2 saat arası uyur, o süreçte tabi anne delirir mutluluktan :) Akşam saat 19:00 gibi akşam yemeğini yedikten sonra babasıyla vakit geciriyor. 20:00 - 20:30 arası yatmaya götürüyor Ercüment, ona yine uyuması gerektiğini, yorulduğumuzu ve sabaha enerji gerektiğini anlatıyoruz. Yatakta  günü anlatmaya çalışıyor sanırım hiç susmuyor çünkü :) Uykuya kendisi dalıyor biz sadece yanında oturuyoruz. Ama emin olun bizde de istisnalar oluyor elbette; istemediği zamanlarda uykuya dalış süresi bazen bir saati buluyor. Bazen dışarda oluyoruz ama o zaman da yine bebek arabasında aynı saatte yatırıyorum.. Kaçış yok ona.
Bir sonraki aşama artık biz olmadan uyumayı öğrenmesi ama ona daha hazır değil, bunu görebiliyorum ve onu zorlamıyorum.

Her çocuk farklıdır elbette bu sadece benim düzenim. Ama emin olun en önemli şey düzen ve her çocuğun düzene ihtiyacı var. Bu kendisini güvende hissettirir, ve sizin ne kadar kararlı olduğunuzu görecektir. 


Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.

Tanışma

Klasik bir tanışma oldu bizimkisi ya. Romantik desem romantik değil, ilginç desem ilginç değil gayet normal bir Türk tanışması. DÜĞÜNDE tanıştık biz. Benim gözümde dünyanın öbür ucundaki bir düğünde hem de. Ercüment ve benim ortak bir arkadaşımız varmış aslında ama biz birbirimizi tanımıyorduk. Ortak arkadaşımızın düğünü Çatalca’da oldu ve ben oraya giderken baya söylenerek gitmiştim itiraf ediyorum. Arkadaşımın annesi aradım ve ben nereye geleceğim beni alabilir misin lütfen diye rica ettim. Seni bir kadın almaya gelecek son durakta bekle dedi. Kadın mı ? Bildiğiniz adam geldi ya beni almaya ismi de Ercüment kdasdfk J Ufak bir tanışmadan sonra bindim arabasına ve beni kuaföre teyzemin yanına bırakacak. 15-20 dakika boyunca gittik biz tabi ben oraları bilmediğimden bana normal gelmişti süre olarak yalandan konuştuk falan. Geldik burası kuaför dedi ve ben nasıl ya oldum, e burası beni aldığı yer dedim ve çaktırmadım aptal değiliz ya anladım beni gezdirmiş tanışmak için çakal. Teyzemin yanına gittim ve şu cümleyi kurdum “ Teyze ben Ercüment ile evleneceğim bak gör “. His ettim ya nasıl bilmiyorum ama ben ilk görüşte aşık olmuştum deli adama. Sonrası malum mesajlaşmalar derken 2 hafta sonra evlenme teklifi etti ve bir senemiz dolmadan evlendik. Kısaca böyleydi çok öyle öncesi hikayelerim yok o yüzden. Evlilik teklifini merak edenler olursa oda romantik değildi ben zaten romantik insan değilim adam ne yapsın sevmiyorum çiçektir böcektir işlerini.
Thesarıkafa aslında Deniz, 1988 doğumlu, Rüzgar'ın annesi. Bu blog anne adaylarına annelere fikir olsun, umut olsun diye açılmıştır.

Çocuğun olmayacak !

 

Düşünsene 16 yaşındasın deli dolusun ve rutin kontrol için Doktora gidiyorsun. Aklından ne geçer ki ? Aman ne olacak ki doktora giderim sonra arkadaşlarla takılırım dan başka bir şey geçmiyordu ki aklımdan. Kontrol edildi her şey oturdum doktorun karşısına ve bekliyorum. O dönem Almanya da yaşadığım için ve orda cinsel ilişki yaşamak gayet normal bir konu olarak nitelendirildiği için bu konuda doktorum için gayet önemliydi. Başladı konuşmaya: Deniz senin çocuğun hiç olmayacak ama korkma tıp çok ilerledi… Nasıl ya dedim neden ki ? Çünkü diye devam etti konuşmamız. Çünkü çok kistin var deniz ve bu hamile kalman için büyük bir engel sana hap yazacağım artık düzenli olarak onu kullanacaksın. Bana verdi doğum kontrol hapını ve eve yolladı. Çok takılmadım ilk zamanlar gerçekten düşünmedim bile kimseye anlatmadım annem den başka ama üzülmüştüm elbette. O dönem çocuk gelişim bölümünde okuyordum zaten ve okul bitikten sonra o işe devam etmedim. Hep sevemedim bu mesleği dedim ve belki de kendime bile itiraf edemediğim “çocuğun olmayacak” gerçeğini ertelemek istedim. Sonrasında başka bir işe başlayıp İstanbul maceram başladı ( Bu konuyu başka bir yazıda anlatırım). Ufak bir rahatsızlıktan dolayı yine Doktora gitmiştim ama inanın aklımda artık kalmamıştı çocuğum olmayacak düşüncesi, hep bunu bilemeyiz kısmet dedim herkese. Kontrolümü olduktan sonra yine aynı senaryo hatta daha ilerisi karşımdaydı. Doktor yine konuşmaya başladı : Deniz rahim ağız kanseri riskin var bence rahmini almalıyız dedi. Ve işte o an ben yıkıldım ! Ya ben daha 20 yaşındayım dedim ve çıktım odasından. Ağladım çok ağladım o gün asla hafızamdan çıkmayacak. Bu sefer takıldım elbette bu konuya belki kanser riskim vardı ve bu konu hafife alınmayacak kadar ciddi bir konuydu. Almanya’daki doktorumu arayıp durumu izah ettim , buraya gel tedavine  başlarız dedi. Gittim ufak bir operasyonla rahmim alınmadan kistlerin bir kısmından kurtuldum. Türkiye’ye döndüm ve normal hayatıma devam ettim , tabi 6 ayda bir rutin kontrollerim devam ediyordu. 6 ay geçtikten sonra yine kontrolümde aynı senaryo. “çocuğun olmayacak” ama tıp çok ilerledi ;) Ben artık kafama yerleştirmiştim benim belki hiç bir zaman çocuğum olmayacaktı... 
Bunu yazma sebebim umdunu kaybetmiş olan sensin belkide arkadaşım. Kaybetme !